Ausstellung

7.5.

DI 7. Mai 2019, 18 Uhr
SERGi Açılışı
Hayata tanıklık!

Hayata tanıklık sergisi bir afiş sergisidir. İnsanlık birikiminin afiş olarak kağıt üzerine düşmesi ve tarih birikiminin insanlığın ilerleyişinin görsel bir sunumudur.
Hayata tanıklık, insanlık tarihimizi içinde bizi bugünlere taşıyanların sözlerinin bugün ki algılayışımıza ve kelime dağarcığımıza yaptığı katkıların gökkuşağı renkleri içinde sunulması ve her bir rengin içinde değişik renklerin harmanlaşmış olduğunu gösterir.
Harmanlaşmak bir anlamda değişik olan dünya görüşlerin bir potada erimesi ve bizi bir adım öteye taşırken kafamız içinde soruların oluşmasına neden olmasıdır. Sorular varsa orada ilerleme vardır, soruların yok olduğu yerde artık zaman durmuş sayılır.
Zaman akıştır, harekettir. Hareket olabilmesi içinde onu içinde bir birini etkileyen, itekleyen çatışanların da olması kaçınılmazdır. Çatışma negatif anlam ifade edebilir ama çatışma aynı zamanda ilerlemenin de kaçınılmaz olanıdır. Çatışma yeni düşünce yapılarının, yaşam biçimlerinin de oluşmasıdır.
Hayata tanıklık düşüncelerin bugüne dair bıraktığı izdir.
Hayata tanıklık, tarihtir.
Tarih bir çizginin aslında tek bir boylam üzerinde hareket etmediği, inişler ve çıkışları ile karmaşık bir yol haritası izlediğini kanıtlar. İlerleme olarak kabul edilen bir çok şey aslında daha ağır ve daha büyük sansürleri de oluştururken, yok ettiği baskının ve kaba gücün yerini başka baskı aracının alması anlamına da gelebilmektedir. Bağnazlık, özgürlük ile yok olur ama kısa sürede özgürlük olan düşünce yapısı da kendi bağnazlığını ve tartışılmaz tek düşüncesini de yaratabilir. Her tek düşünce ise diğer düşünceleri yok etmek adına toplumun yeniden biçimlenmesine sebep olur.
Tek bir düşünce dünyayı değiştirmez ama düşüncelerin birliği dünyanı değiştirebilecek kadar güce erişebilir ve ilham kaynağı olabilir. Savaşlar toplumları köle ile özgürlük arasında bir seçime bırakmaz, tersine kurguların kazananları ve kurgulardan beslenenlerin hakimiyeti içinde yeni özgür alanları oluşturur. Özgürlüğü ellerinde tuttuğu sanılanların birden ellerinde ki gücü kaybetmesidir.
Her cümle bir anlamda kurgudur.
Kurgular gerçekler ile örtüşmeyebilir ama her kurgu kendisine ait bir gerçeklik yaratır.
İnsanlığın birikimi hayata tanıklık eden cümlelerde gizlidir.
Gizem…
Sırlar ve gizemler ile donatılır bazı cümleler ve anlamlar yüklenir. Gerçek anlamları tartışılmaz bile…
Tartışmanın ortadan kalktığı yerde azınlığın özgürlüğü çoğunluğu köle yapar…
Azınlıkların hakları özgürlüğün çerçevesini çizer… benim olduğum yerde ayak ayak üstüne atamazsın, çünkü bize saygısızlık diye algılarız anlayışı hala devlet kurgusu içinde kendisini korur. Devlet ile görüşürken her insan ister istemez belirli duruş ve oturuş kurallarına uyar ama bu kuralları kim koydu ya da kurguladığını düşünmez. Kurgular çoğu zaman tartışmadan kabul edilir ve hayatta karşılığı hep standart içinde karşılığını bulur.
Demokrasi, özgürlük… İnsanlığın ürettiği her kavram zamana göre anlamlandırılır ve değişime uğrar. Her dönemin cümlesi ve kelimesi farklılıklar taşır ama sonuçta bizim bugün onlara hangi anlamlar yüklediğimizdir.
Sergimiz işte bu anlamaların en somut hali ile diğer etkiler azaltılarak sunuldu…
Sözü söyleyen, yaşadığı yılları ve bir sergi salonun etkisi içinde seyircinin algısına teslim edilir, her izleyici kendisine göre anlamlar çıkarır ve yüklemeler yapar, bazılarını benimser, bazılarını ise görmezden gelir…
Sergi, karmaşık düşüncelerin bir düzen içinde seyircisine sunumudur…
Sergiye gelenler farklı bir sunum içinde deneyim kazanacak, çünkü değişik yerlerde okudukları cümlelerin toplu sunumundan geçmişte hissettikleri çağrışımları hissedebilecekler mi?
Serginin dili İngilizce olarak kurgulandı, yerel olanın küresel olarak yok sayıldığı ya da potada eritildiği yerde dilin (küresel olanın) birey üzerine etkisi olacak mı, yoksa anlamak için tercüme derken beyinlerinin gri tarafını harekete geçirebilecekler mi?
Bireyi tek başına kendi iç dünyasında yüzleşmesi için bir olanak sunması kurgulanmış bir sergidir, sergi kurgusuna uygun acaba etki yapacak mı?
İsmail Cem Özkan

Exhibition
Witnesses of LIFE!
Witnesses of life is a exhibition poster. Like putting human experience with short word of on paper with graphic design and also summarized view of life and human perspective of history.
Witnesses of life show like showing very important figures in human history peoples perspective of diffrent understanding and view life in colourful way of understanding in the melting pot. Their view of thinking and understanding help us seeing different way of life and build better future.
This is the main purpose of the show.
The harmonizing diffrent thinking and understanding of life make us move one step ahead of the future and meantime we cross new angle  of the life and new obstacles to solve make life better all around us. Constantly questioning and looking for answer makes us move forward otherwise we just stop make no progress in our life.
Time is relative and moves one direction for us that is forward…
While time is moving forward we cross new conflicts in our life. It depends on how we can handle new conflicts in our life…if we take it as a conflicts + debate + progress and we can move forward or chaos go backward or no change in our life.
Witnesses of life is kind a remarks of historical thinking and understanting way of life.
Witnesses of life is a History.

İsmail Cem Özkan
geboren am. 25. 05. 1965 in Ankara /Türkei. Im Januar 1990 in der BRD eingereist. Im Mai 2000 bekommt die deutsche Staatsangehörigkeit.
1982 Erwerb der allg. Hochschulreife in Ankara
1984 – 1989 Ernährungwissenschaften mit späterem Wechsel zur Fachrichtung Sozialarbeit / Sozialpädagogik an der Hacettepe Universität in Ankara (bis zur Einreise)
1992 – 1997 Sozialarbeit an der Fachhochschule in Dortmund
Weiterbildung
02. 1998 – 10. 1999
Medienproducer für Multimedia, Film und TV in Oberhausen
09. 1999 – 10. 1999 Praktikum bei Viko Fernseh Produktion GmbH in Köln
Seit 1984 Karikaturist und Journalist für verschiedene Zeitschriften und Zeitungen mit öffentlichen Ausstellungen und diversen Preisen
1999 – VIKO Media Producer (Köln) während des Studiums absolvierte er ein Praktikum, den Kinofilm „Schulkinder sind fertig „
Von 1999 bis 2005 arbeitete an Dokumentarfilm und Installation.
09. 2000 – 02. 2001 Er war in Köln als Leiter der Grafikabteilung der SeS media & communications GmbH
Im Jahr 2007 war er bei YOL TV (Köln) als Verantwortlicher für alle Aspekte der Fernsehübertragung und der technischen Infrastruktur tätig.
Er arbeitete als Rundfunkberater und bereitete verschiedene Sendungen bei Yaşam Radio vor und gleichseitig eine Humor-Seite für die „ BirGün-„ Zeitung vor.
Er öffentlich in Istanbul die Zeitung „Galata Cadde Kültür“ , die unter dem Namen „Galata Gazete“, mit einem Freund, in der İstiklal Street vertrieben wurde. Im Dezember 2011 veröffentlichte er seine erste Ausgabe und beendete die letzte Ausgabe im April 2014.
Er schreibt Artikel auf vielen Webseiten und schreibt Bewertungen zu täglichen Ereignissen. Für kurze Zeit arbeitete er als Redakteur in den Zeitschriften von „Dünya“ Zeitung
Öffentliche Ausstellungen als Karikaturist
14. 08. – 20. 08. 1986 Antiktheater in Side, Antalya
18. 01. – 01. 02. 1987 Kunst Theater Ankara “Solidarität”;
07. 11. – 11. 11. 1988 Hacettepe Universität “Türkü, Siir, Karikatür”;
04. 06. – 09. 06. 1991 24. Deutscher Ev. Kirchentag, Bochum Die Menschen brauchen Träume”;
30. 09. – 12. 10. 1991 Dortmund RAA (Stadt Dortmund);
20. 10. – 31. 10. 1991 in Dortmund Multi – Kulti Galerie “Fremde im globalen Dorf”;
12. 11. – 14. 11. 1991 Ruhr Universität in Bochum “Über den Frieden”;
01. 12. – 31. 12. 1992 Buchladen Taranta – Babu “Stimme von Zeichnen”; Dortmund
10. 06. – 24. 06. 1994 Internatonales Bildung Zentrum, Bielefeld “Runter mit dem Masken!”;
04. 07. – 15. 07. 1994  Caritasverband “Trotz alledem…”, Dortmund
26. 03. – 03. 07. 1998 Ingenieur Wissenschaftliches Zentrum, Fachhochschule Köln „ Kein Thema”
24. 09. – 30. 09. 2005 Izmir, Dr. Kulturzentrum von Selahattin Akçiçek, “gegen die Dunkelheit”
12. 05. – 31. 05. 2006 Berlin, Familiengarten, “Linien ohne Grenzen”
08.09. – 14. 09. 2006 Istanbul, Bürgermeisteramt von Kadıkoy, “Über Frieden!”
01.09. – 12. 09. 2007 Izmir, Straßenkarikaturausstellung, “Reflexionen vom 12. September bis heute…”
Neben persönlichen Ausstellungen nahm er an vielen gemischten Zeichentrickausstellungen teil.
Erhielt mehrere Auszeichnungen
z.B. 1986 Karikatur – Friedens – Preis in der Schweiz
1987 Internationaler Wettbewerb des Schwarzen Humors in Istanbul
Mit den Plakaten führte er ein Tagebuch außerhalb seiner täglichen Schriften.
Persönliche Poster Ausstellungen;
1. – 14. Juni 2013 Taksim-Platz (während Aufzug Ausgang an der Wand in Gezi Widerstand)
9. – 13. April 2015 İzmir, Türkei Kulturzentrum Selahattin Akçiçek, “Über das Leben”
Dauer Der Ausstellung: 7. bis 30. Mai 2019
Besichtigung während der Bürozeiten:
Montags, Mittwochs und Freitags 11 bis 13 Uhr über den Büroeingang (Außentreppe)
Im Theater Mittwochs ab 19.30 Uhr,
sowie Freitags und Samstags jeweils 1 Stunde vor Beginn der Veranstaltungen.
Eintritt Frei.